Home / Hareketin Sözü / Saflardaki Kararsız Tutumlar Mahkûm Edilmelidir – Ankara Direnç Okurları

Saflardaki Kararsız Tutumlar Mahkûm Edilmelidir – Ankara Direnç Okurları

Devrimci bir örgütün en temel gücü, ideolojik çizgisinin berraklığı ve bu çizgiyi sebatkâr bir biçimde savunma iradesidir. Bu irade zayıfladığında, en küçük tereddüt bile tüm örgütsel bütünlüğü sarsacak bir etki yaratır. Kararsızlık, bireysel bir zaaf olarak görünse de kolektif yapıya sirayet ettiğinde, açık saldırılardan daha yıkıcı bir sonuç doğuracaktır.

Kararsız tutumlar, çoğu zaman masum bir düşünce arayışı, duygusal salınım, bireycilik esaslı yaşam ya da kişisel bir tereddüt biçiminde kendini gizler. Oysa bu tutum, örgütsel görevlerin ertelenmesine, kolektif kararların hayata geçirilmemesine ve devrimci disiplinin gevşemesine yol kaçınılmaz şekilde yol açacaktır. Her kararsızlık, aslında ideolojik çizgiye duyulan güvensizliğin dışavurumu olduğu kadar çizgiyi aşındıran liberal eğilimleri üretmek demektir. Çizgimizi sebatla savunmamak, örgütün varlığını pamuk ipliğine bağlamaktır ve bu durum mahkum edilmesi gereken bir tavırdır.

Unutulmamalıdır ki örgüt içinde sergilenen hiçbir yanlış, “küçük” ya da “görülmez” değildir. Her yanlış eğilim kaçınılmaz olarak kolektif alan içinde fark edilmekte, görülmekte ve hissedilmektedir. Kimi yoldaşlar, görevleri aksattığında ya da sorumluluklardan kaçındığında, bunun gözden kaçacağını varsayabilir. Ya da sergilediği liberal ve siyasal pratik dışı tutumlarının fark edilmediğini varsayabilir. Oysa devrimci bir örgütün hafızası ve kolektif bilinci, en ince ayrıntıyı dahi kaydeder. Görülmez sanılan her hata, kolektifin dikkatinden kaçmaz ve en kritik anda karşımıza bir zaaf olarak çıkar. Devrimci bir tutumun en önemli niteliği, bu zaafları mahkum etmek için sonucu beklememesidir.

Devrimci örgütte kararsızlık, yalnızca bireysel bir zaaf değil, kolektife yönelen bir tehdittir. Tereddüt edenler, yarı yolda duranlar, çizgiyi sebatla savunmak yerine kendi bireysel dalgalanmalarını önceleyenler, örgütün geleceğini gölgeleyecektir. Bu nedenle kararsız tutum ne normalleştirilebilir ne de hoşgörüyle karşılanabilir.

Kararlı olmak, inatla değil, ideolojik netlikle mümkündür. Kararlı kadro, görevini eksiksiz yerine getiren, çalışma pratiklerinin getirdiği disiplini her koşulda gözeten ve çizgiyi tavizsiz savunan kadrodur. Bu irade, yalnızca devrimci bir güven yaratmakla kalmaz; aynı zamanda çevresindeki tereddütleri de boşa düşürür. Kararlılığın bulaşıcılığı, örgütün en sağlam dayanaklarından biridir.

Bugün görevimiz açıktır: Saflarımızdaki kararsız tutumları mahkûm etmek, görülmez sanılan zaafları açığa çıkarmak ve örgüt çizgisini sebatkâr biçimde savunmayan her eğilime karşı kolektif bir netlik göstermektir. Ancak bu sayede devrimci irade diri tutulabilir ve örgüt geleceğe güvenle yürüyebilir.

Politik Gerilik ve İdeolojik Lafazanlık

Kararsız tutumların beslendiği başlıca kaynaklardan biri de politik gerilik ve ideolojik lafazanlıktır. Politik gerilik, yoldaşların güncel görevleri kavramakta, onları hayata geçirmek için inisiyatif almakta gösterdiği yetersizliktir. Bu durum, devrimci hareketin hızını düşürür, stratejik hedeflerle gündelik pratik arasındaki bağı koparır. Politik gerilik, yalnızca bilgi eksikliği değil, aynı zamanda sorumluluk bilincinin zayıflığıdır. Görevi sahiplenmemek, çalışmayı yarı yolda bırakmak ve tasfiyecilik karşı koyulması gereken şeylerdendir.

Buna eşlik eden ideolojik lafazanlık ise örgütlenme için ayrı bir tehdittir. Teorik görünmek adına kullanılan kuru kavramlar, sorumluluktan kaçmanın bir aracı haline gelir. Politik geriliğin üstünü örtmek için devrimci jargona sığınmak, politik geri eğilimlerini ilerletmek yerine kof bir ezberciliğe sığınmak, Marksizm’in hareket halindeki bir doktrin olduğunu kavratamamak, en basit görevlerin yerine getirilmemesini meşrulaştırmaya çalışmak, aslında çizgimizi yozlaştıran liberal bir tutumdur. Örgüt içinde laf çok, iş azsa; bu, disiplinin değil bireyciliğin zaferidir. Devrimci teori, lafazanlığın değil, somut pratiğin kılavuzu olduğunda anlamlıdır. 

Politik gerilik ve ideolojik lafazanlık, kararsızlığın maskeleridir; bu maskeler düşürülmedikçe devrimci irade berraklaşamaz.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir