Home / Hareketin Sözü / Geri Eğilimlere Dair Ezberlerin Geleceğimizde Yeri Yoktur – Ankara Direnç Okurları

Geri Eğilimlere Dair Ezberlerin Geleceğimizde Yeri Yoktur – Ankara Direnç Okurları

Devrimciler, tarihsel bir mirastan beslenir. Ancak bizler gibi karşı çıkışlar, bu tarihsel mirası daha ileri götürmek üzere geri eğilimlerle hesaplaşma ve vedalaşmayı da göze almış hareketlerdir. Bizler, Türkiye ve dünyanın gerçeğiyle teması kalmamış her yol ve yöntemle vedalaşmayı başardığımız için bu kadar kısa bir sürede bu denli önemli kazanımlar elde edebildik.

Ancak her ne olursa olsun bu miras, ileri doğru bir kopuş içermedikçe kuru bir isim tekrarı ya da hazır kimliklerle yaşatılamaz. Önderlik denilen olgu, bir süs değil, somut bir sorumluluk yüküdür. Birinin izinden gitmek, bugünün toplumsal ve siyasal koşullarına uygun düşmeyen şemaları tekrarlamakla değil; stratejilerini güncellemek, ideolojik berraklığı pratikle buluşturmakla mümkündür.

Örnek vermek gerekirse Türkiye gibi derinleşmiş kapitalist ilişkilerin şekillendirdiği bir ülkede, hâlâ “köylü devrimini” merkeze koyan sloganik geriliğin, halkın gerçek toplumsal bileşimini görmezden geldiği  açıktır. Bu, basit tabiriyle bir sapma ve kof radikalizmdir. Köylünün siyasal varlık ve mücadelesi küçümsenemez; ancak ülkenin sınıfsal yapısı, devrimin öznesinin şehir merkezli bir karakter taşıdığını açıkça göstermektedir. Bu gerçeği göz ardı edip geçmişin hazır kalıplarına sarılmak, devrimci sorumluluk değil, ideolojik tembelliğin bir ürünüdür.

Kimi yoldaşların, hiçbir politik donanımı olmadan, kendisini tarihsel bir akımın “temsilcisi” ilan etmesi, örgütsel ciddiyeti zedeleyen bir eğilimdir. Devrimcilik, hangi ismi andığınla değil, çizgiyi kavrayışın ve onu bugünde uygulayışınla ölçülür. Önderlerin adı, yalnızca boş bir aidiyetin simgesi haline getirildiğinde, devrimci irade yozlaştırılmış olur. Saflarımızda buna geçit vermeyeceğiz.

Bizim için asıl olan, tarihsel mirasın adlarını taşımak değil, onların çizgisini günümüzde sürdürmektir. Bu çizgi, maceracılıkla değil, doğru stratejiye sebatkâr bağlılıkla ayakta kalmıştır. Bugün devrimci kadrodan beklenen, soyut sloganlarla oyalanmak değil, ideolojik donanımını geliştirmek, örgütsel görevlerini eksiksiz yerine getirmek ve devrimci çizgiyi tavizsiz savunmaktır.

Devrimci örgüt, saflarındaki yüzeysel dayatmalara tahammül edemez. Tarihsel miras, yanlış stratejilere sığınarak değil, bugünün gerçekliğiyle sınanarak korunur. Kimlik, iddia ile değil; disiplin, bilgi ve pratikle kazanılır.

Devrim, ancak gerçekliği kavramış, stratejisini bu toprakların özgün koşullarına göre kurmuş bir iradeyle mümkündür. Ezberler ve dogmatik şemalar değil, somut tarihsel analiz ve örgütsel sebat belirleyici olacaktır. Bizler için bu hakikatin en berrak ifadesi, kesintisiz bir hareket inşasıdır.

Hareketin hareket halindeki doktrini olarak Marksizm’i kavrayan tarihsel çizgiye sebatla ilerlemek; o yolu daha kararlı savunmayı gerektirir.

“Biz Marksizmi entellektüel gevezelik ve dünya devrimci hareketinin trafik polisliğini yapmak için okuyup öğrenmiyoruz. Biz dünyayı değiştirmek için, dünyanın Türkiye’sinde devrim yapmak için Marksizmi öğreniyoruz!”

Devrimci çalışmamızın nihai çizgisinin özü budur.

Saflarımızda kararsızlığa, liberal oyalamalara ve köhne ezberlere yer verilemez. Devrimci çalışmalar cesaretle, sebatla ve kesintisiz hareketle kurulacaktır.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir