Home / Lubunyalar / 2025 Yılında 20 Kasım’a Giderken – Sosyalist Lubunyalar

2025 Yılında 20 Kasım’a Giderken – Sosyalist Lubunyalar

1999 yılından beri dünyanın pek çok ülkesinde 20 Kasım, Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü olarak geçiyor. İlk anma, yitirdiğimiz Amerikalı siyah Trans kadınlar Chanelle Pickett ve Rita Hester’ın ölümlerinden doğan yas ve isyan ile yine Trans kadınlar tarafından gerçekleştiriliyor. Translara karşı ilk nefret suçunun işleniş tarihi 1990’ların sonu değil. 20 Kasım özel bir gün çünkü isyanımızı yasımızla kuşanıyoruz, yitirdiğimiz arkadaşlarımızı eylemlerimizle anıyoruz. Translar yılın 365 günü transfobiye ve transmizojiniye uğruyor, şiddet görüyor ve nefret cinayetleriyle katlediliyor; insan hakkı olarak gördüğümüz yaşama, sağlık ve barınma gibi haklardan mahrum bırakılıyor. Ataerkil kapitalizmin varoluşlarımıza karşı açtığı savaşta buradayız, gitmiyoruz, mücadeleden vazgeçmiyoruz. 

Türkiye’de her 20 Kasım anmasında devletin ve onun şiddet aygıtı olan polisin saldırısına, işkencesine ve gözaltısına maruz kalan bizlerin şiddeti görünür kılma ve yitirdiğimiz arkadaşlarımızı anma eylemselliklerimiz de fiilen yasaklanmış durumda. Geçtiğimiz sene hormona erişime getirilen fiilî yasağın 20 Kasım’a denk getirilmesi de İstanbul’da hormona erişim için yapılan eylemin de polis şiddetiyle sonuçlanması, varoluşlarımızın yasaklanma çabasının 2025’te ilan edilen “Aile Yılı”na özgü olmadığını kanıtlıyor. Uzun yıllardır sürdürülen aileci politikalar kadınlara ve çocuklara büyük zararlar verirken “aile yapısına düşman” ilan edilen lubunyaların yaşamlarını giderek daha fazla zorlaştıran faşizmin lubunya varoluşlarımıza, özellikle Trans varoluşlarımıza karşı ilan ettiği savaş politikaları ile karşı karşıyayız. Mücadele eden tarafız.

Türkiye’de 11.Yargı Paketi taslağının tekrar gündemimize oturması ile birlikte bedenlerimiz üzerindeki söz hakkımızın devlet tarafından tekrar sorgulanır hale geldiği bu günlerde, kaybettiğimiz trans arkadaşlarımızdan kuşandığımız isyanla bu 20 Kasım yazısını kaleme alıyoruz. Bu taslağı kabul edecek olanlar, ataerkil toplum yapısını koruyarak LGBTİ+ kimliklerimizi insanlık dışı yöntemler ile sindirmeye, bizleri kriminalize etmeye çalışıyor. Özellikle de Trans varoluşlarımızın önüne set gibi çekilen bu yasa taslağı yaşam hakkımıza, kimliklerimize ve halihazırda çok kısıtlı olan anayasal güvencelerimize yönelik faşist ve fobik bir saldırıdır. Dahası bu yasa taslağının içerdiği maddeleri göz önüne alırsak, Trans varoluşumuzun uzun vadede sistematik olarak kökünün kurutulması hedeflenmektedir. 20 Kasım’da kaybettiğimiz arkadaşlarımızı anan bizler, bu faşist ve fobik saldırıları Bayram ve Ülker Sokak’tan, Esat ve Eryaman’dan, katillere ceza indirimleri veren mahkemelerden, seks işçisi arkadaşlarımıza yapılan işkence ve ev baskınlarından tanıyoruz. Yitirdiğimiz arkadaşlarımızı unutmadığımız gibi sadece kendimiz için değil onlar için de yaşamlarımıza, varoluşlarımıza, bedenlerimize ve aşklarımıza sahip çıkıyoruz. 

Dünyanın pek çok yerinde, başta trans kadınlar olmak üzere, Translar dişleriyle tırnaklarıyla, isyanlarla ve kayıplarla birçok kazanım elde etti, elde etmeye devam ediyor. Fakat faşizm ve ataerkil kapitalizm kendi erkini dayatarak bizi kazandığımız haklardan bir kere daha soyundurmaya çalışıyor. Buna karşı bizim varoluş mücadelemiz devletler tarafından çizilmiş sınırlar içerisinde kalmıyor; her kazanımı enternasyonel bir dayanışma iradesiyle nerede yaşıyor olursak olalım birlikte kutladığımız gibi her kaybın da yasını birlikte yaşıyoruz.

SOLDEP LGBTİ+ Komisyonu olarak bu yazıyı kaleme almamızdaki amaç aileci politikaları adeta doruk noktasına ulaştıran aile yılı ilan edilen 2025’te, Transların uğradığı sistematik şiddeti hem duyurmak hem birlikte yaralarımızı sarmak hem de buradayız demek. Yaşamlarımızdan da mücadelemizden de vazgeçmiyoruz.

Translar eşit ve özgür olana kadar hiçbirimiz ne eşitiz ne de özgür.

Bu yazı hayattan koparılan tüm arkadaşlarımıza adanmıştır. 

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir