Osmanlı’dan Kemalizm’e Doğru: İktisadi ve Siyasi Anlamlarının Günümüz Neoliberalizmine Hazırladığı Zemin İlk olarak bu bölümde, Türkiye’de neoliberal kapitalizme doğru giden seyirdeki iktisadi ve siyasi durakların temellerini özetlemeye çabalanacaktır. Türkiye’de kapitalist üretim ilişkilerinin gelişim seyri, Batı Avrupa ülkelerindeki klasik örneklerinden farklı olarak daha çarpık, gecikmeli ve büyük oranda dışa bağımlı bir şekilde ilerlemiştir. Bu durum, Osmanlı’nın tasfiyesi …
Geri Eğilimlere Dair Ezberlerin Geleceğimizde Yeri Yoktur – Ankara Direnç Okurları
Devrimciler, tarihsel bir mirastan beslenir. Ancak bizler gibi karşı çıkışlar, bu tarihsel mirası daha ileri götürmek üzere geri eğilimlerle hesaplaşma ve vedalaşmayı da göze almış hareketlerdir. Bizler, Türkiye ve dünyanın gerçeğiyle teması kalmamış her yol ve yöntemle vedalaşmayı başardığımız için bu kadar kısa bir sürede bu denli önemli kazanımlar elde edebildik. Ancak her ne olursa …
Saflardaki Kararsız Tutumlar Mahkûm Edilmelidir – Ankara Direnç Okurları
Devrimci bir örgütün en temel gücü, ideolojik çizgisinin berraklığı ve bu çizgiyi sebatkâr bir biçimde savunma iradesidir. Bu irade zayıfladığında, en küçük tereddüt bile tüm örgütsel bütünlüğü sarsacak bir etki yaratır. Kararsızlık, bireysel bir zaaf olarak görünse de kolektif yapıya sirayet ettiğinde, açık saldırılardan daha yıkıcı bir sonuç doğuracaktır. Kararsız tutumlar, çoğu zaman masum bir …
İdeolojik Birlik ve Örgütsel Bütünlük: Devrimci Hareketin Sarsılmaz Omurgası – Ankara Direnç Okurları
Devrimci bir hareket, yalnızca tarihsel haklılığından veya kitlelerin potansiyel başkaldırı eğiliminden değil, kendi iç örgütsel ve ideolojik sağlamlığından–birliğinden güç alır. İdeolojik birlik, yalnızca bir fikir birliği ya da soyut bir “aynı düşünme” hali değildir; bizzat pratik bir devrimci üretim tarzında ortaklaşmaktır. Örgütsel bütünlük ise bu ideolojik hattın ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Biri olmadan diğerinin yaşamı olası değildir. …
FAŞİZMİN SÜREKLİLİĞİ VE CHP SÜRECİ: Devrimci – Demokratik Görevlerin İç İçeliği
CHP’ye yönelerek İmamoğlu üzerinden girişilen ve 19 Mart’ta başlayarak süren yargı kuşatması, çok katmanlı bir şekilde ilerleyerek günümüzdeki kayyım sürecine ulaşmıştır. 15 Eylül’de görülecek olan davada muhtemel bir genel merkez kayyımıyla taçlanabilecek bu süreç, burjuva siyasetinin dar ufkunun ve sınırlarının varlığını kanıtladığı gibi devrimci iddia ve imkanları da içerisinde barındırıyor. Türkiye’de faşizmin yapılanma biçimini ve …
6-7 Eylül Olayları, Rembetiko ve Anthony Quinn – H.Cengiz GÜLTEKİN (Direnç GYY)
“Nereye gidersem gideyim Girit’in taşlarını cebimde taşırım. Sürgün, insanın kendi gölgesini bile yabancı kılmasıdır.” Giorgos Seferis 1955’in 6-7 Eylül’ünü konuşmak için sözü 30 Ocak 1923’ten başlatmak gerek. Ulus-devletlerin “büyük” çıkarları için parçalanan “küçük” hayatların hikayelerinden. Lozan Antlaşması’nın bir eki olarak imzalanan 1923 Nüfus Mübadelesi tarihin en büyük zorunlu göçlerinden biriydi. Yaklaşık 1,2 milyon Ortodoks Rum Anadolu’dan …
Kürt Ulusunun Direnişi ve Barış Süreci – Direnç E-Dergi
Giriş Kürt sorunu, özünde Kürtlerin kendi başına bir ulus olarak tanınması ve bu tanımaya bağlı olarak ulusal-demokratik hakların kurumsal düzeyde güvence altına alınması gerekliliğinden doğmuş bir mesele olarak gündemdeki yerini hala korumaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’ndan miras kalan ve Cumhuriyet’in yüz yıllık tarihinde yapısal bir nitelik taşıyan bu mesele, aynı zamanda Türkiye devletinin siyasal rejiminin karakterini belirleyen …
30 Ağustos: Emekçiler İle Kazanılıp Burjuvaziye Armağan Edilen ‘Zafer!’ – H.Cengiz Gültekin (Direnç E-Dergi GYY)
30 Ağustos 1922 Büyük Taarruz, Anadolu halkının ortak direnişinin bir sonucu olarak kazanıldı. Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın yanında dünyayı paylaşım savaşına girmesi Anadolu’nun emperyalistler tarafından işgal edilmesi sonucunu doğurmuştu. Anadolu’nun yoksul insanları, emperyalizmin işgaline karşı verilen bu mücadelede insan kaynağının ve fedakarlığının asli taşıyıcıları oldu. Emekçi halk yalnızca cephede asker olarak değil, aynı zamanda …
Öncü Önde Çarpışandır – Direnç E-Dergi
“Ve onlar; liderdirler, liderlerdevrim savaşında masa başındaoturmazlar, bu savaştaen ön safta savaşırlar.” – Mahir Çayan Devrim için savaşmayana sosyalist denilemeyeceği ilkesel tavrı, yalnızca bireysel devrimciliği değil, aynı zamanda devrimcilerin kolektif önderlik anlayışını da biçimlendiren temel bir çizgidir. Bu çizgi, devrimin öncülüğünü ve kolektif liderliği tanımlarken, teori ile pratiğin ayrılmazlığını, önderliğin en önde savaşmakla anlam kazandığını …
